Hayatım Reklam

Reklamcı olma sebebim:
Sanatın her dalıyla iç içe olmak ve üretkenlik.

Bir de kendini tekrar etmeyen bir iş yapma arzusu.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:
Geçmişte Ford, Dove ve Fanta için hazırladığım pek çok kampanyayla gurur duyuyorum. Ama kendi ajansım olduktan sonra sanırım geçmiş başarılar önemini yitiriyor. Çocuğunun iyi bir atlet olması, senin gençliğinde iyi bir atlet olmanı solluyor. Tazefikir’in yaptığı pek çok kampanyayla gurur duyuyorum.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:
Hayat felsefeme de uyması bakımından sanırım Jack Daniels Keep Walking. Adidas Makes You Better (Hem sporcu hem de insan olarak). Diesel Be Stupid.

Kariyerimdeki en iyi an:
Bu konuda şanslıyım sanırım. Pek çok an var. Yıllar evvel Cannes Young Lions seçilmemiz, Kristal Elma’ya sadece bir iş sokarak elma almamız, MediCat Sağlık Ödüllerinde iki senedir rekor sayıda ödül alıyor olmamız… Yurt dışındaki yarışmalarda ödüller almamız. Bazen de bir markamızın kısa sürede çok başarılı bir pazar payına sahip olması.
Ama en iyisini henüz yaşamamış olabilirim. O da, yetiştirdiğim insanların benden daha büyük başarılara imza atacak olması.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:
Bir ürünün, markanın çok satacağına inanıp buna reklamvereni de inandırmıştım. Sonrasında o ürün planlanan kadar satmadı. Sorun bende mi, üründe mi yoksa pazarda mıydı hala bilmiyorum ama sanırım en çok o zaman utandım.

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:
Ünlü kişi, doğru ürün için doğru senaryo ile kullanılıyorsa ve işine saygı duyuyorsa bence hepsi bir. Önemli olan markaya katma değer sağlaması. İşine ve bulunduğu ortama saygı duyan, markanın ihtiyacını anlamaya çalışan ve ajansla uyumlu çalışan tüm ünlüler iyidir. Zaten biz de bunlara bakarak seçiyoruz. Birkaç tanesi dışında çalıştığım ünlülerin çoğunun bu kriterlere uyduğunu söyleyebilirim. Set disiplinleri ve alçak gönüllükleri itibariyle Engin Altan Düzyatan’ı ve Beyazıt Öztürk’ü iyi bulduğumu söyleyebilirim.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:
BBDO zamanlarımda Murat Şener ve Ragıp Öztürk’le keyifli işler yaptık. Ogilvy bana Mithat Başoğlu, Uğur Beler, Uğur Vidinligil, Burak Köprülü, Cem Akar, Tibet Sanlıman gibi dostlar kazandırdı. McCann dönemimde de Kerim Sükan’la uyumlu bir mesaimiz oldu. Ayrıca onlarca yönetmen, dublaj sanatçısı, fotoğrafçı, illustrator, müzisyenle keyifle çalıştık. Son 9 yıldır da Tazefikir’de, ekibimde yer alan tüm arkadaşlarımla çalışmaktan mutluluk duyuyorum.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:
Tüm kötü kreatif direktörler, reklamcılığı sevmeyen patronlar, beni zora sokan ve daha çok çalışmamı teşvik eden iş ortakları, rekabeti çalışmada değil, çamur atmada gören rakipler, kendi tembellikleri nedeniyle iyiyi değil vasatı seçen reklamverenler ve mesleğimize aşık olmayan, az çalışarak başarabileceğini sanan tüm genç yaratıcılar.

Bu kalabalık kadro, benim her zaman daha iyi olmak için çalışmamı sağlamıştır. Hepsine teşekkür ederim…

*Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Dergisi’nde yayımlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu İçerikler İlginizi Çekebilir
Devamını Oku

Sağlıklı Yaşam Cepte mi?

Mobilin (akıllı telefonlar başta olmak üzere tüm online taşınabilir cihazlar) sağlık iletişiminde ne derece önemli bir çıkış noktası…
Devamını Oku

OTC Ürünleri ve Sağlık

OTC ürünler, Türkiye sağlık sektöründe ne kadar pazar payı kaplıyor? OTC ürünlerin toplam ilaç pazarındaki payı her geçen…
Devamını Oku

Reklamda İK (İnsan Kaydırakları)

Reklamcı oluğunuzu söylediğinizde bu sektörle ilgili yalan yanlış bilgisi olan pek çok kişi size imrenerek bakar, geri kalanlar…